Modernleşen Türkiye’de İnsan Anlayışları | Avrupa Düşüncesi ile Karşılaştırmalı Bir Yorum
Türkiye’de Cumhuriyet sonrası modernleşme sürecinin önde gelen sorunlarından biri Batılı anlamda modern bireyliğin oluşmasıdır. Bu çerçevede eğitim ve öğretim kurumlarına en başta da düşünceyi biçimlendiren felsefe kurumuna önemli görevler verilmiştir. Dönemin yetenekli öğrencilerinin felsefe öğrenimi için Almanya’ya gönderilmelerini bu açıdan değerlendirmek gerekir. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nün Batılı anlamda yeniden kurulması ve kurumsallaştırılmasını gerçekleştiren Takiyettin Mengüşoğlu gibi ilk öğretim üyeleri tamamen veya kısmen Almanya’da eğitim görmüş hocalardır. Öte yandan Türkiye’de yönetimde bulunan kurucu kadroların, ulus devletin aydınlanma akılcılığını geliştirmiş, devrimcilik, bilimcilik yönü güçlü, modern bireylerini yetiştirme beklentisi ile Almanya’ya yüksek öğrenime gönderdiği öğrenciler, orada neyle karşılaştılar? Özellikle insan anlayışları bakımından Avrupa’da sürmekte olan modernizm eleştirilerinden ne ölçüde etkilendiler? Gelişmekte olan yorumlamaya dayalı çoğulcu ve tarihselci (fenomenoloji, hermenutik) bakış açılarına ilgileri ne oldu? Ülkelerine döndüklerinde bu etkilenmeleri nasıl harmanladılar? Asıl önemlisi içeriden ve dışarıdan aldıkları farklı yönelimler, ortaya koydukları birey anlayışlarına nasıl yansıdı?
Elinizdeki çalışma bu soruların üzerinde durmakta ve Türkiye’de oluşturulmaya çalışılan modern birey anlayışını aynı dönemde Kıta Avrupası’nda sürmekte olan insan anlayışları tartışmaları ile karşılaştırmalı olarak araştırmaktadır.
| Kitap Özellikleri | |
| Basım Tarihi | 2026 |
| Sayfa | 287 |
| Dil | Türkçe |
| Ölçü | 16,5x24cm |
| Kağıt | 2. Hamur |
